
Yunanca kökenli bir kelime olan ‘otonom’ bağımsız anlamını taşımaktadır ve herhangi bir şeye veya birisine ihtiyaç duymama olarak da tanımlanabilir. Son yıllarda otomobil sektöründe sıklıkla kullanılan bu ifade bazen ‘yapay zeka’ ile karıştırılabilmektedir. Fakat birbirine benzer olan bu iki terim temelde birbirlerinden oldukça farklıdır.
Yapay Zeka ve Otonom Farkı
Otonom, bağımsız olma halini anlatır ve kendi kendine yetme olarak tanılanabilirken, yapay zeka, Yale Üniversitesi tarafından, “karmaşık görevleri geleneksel olarak insan zekasına ihtiyaç duyacak şekilde çözebilen sistemler inşa etmek” olarak tanımlanmıştır. Otonom teknolojileri ortaya bir ürün çıkarmaya veya bir görevi tamamlamaya odaklanmaktadır. Diğer yandan, yapay zeka ise makine öğrenimi ile sorun çözme odaklıdır.
Otonom teknolojileri, gelişebilmek için yer yer yapay zekaya ihtiyaç duymakta ve yapay zekanın ürettiği sistemlerden yararlanmaktadır. Fakat, belirtildiği üzere, iki kavram arasında belirgin bir fark vardır.
Otonom Teknolojilerinde Yapay Zekanın Katkısı
Birbirine oldukça benzeyen ve birbirini destekleyen bu iki kavramın farkını anladık. Peki, otonom teknolojilerinin gelişiminde yapay zeka nasıl kullanılabilir?
Otomotiv sektörü ciddi bir değişim içerisinde. Bu değişim ile birlikte araçlar içerisinde yazılım ve donanım unsurlarının gitgide arttığı bir gerçektir. Dolayısıyla, yakın gelecekte alışılagelmiş arabaların yerini otopilot ile kullanılan arabaların alma ihtimali oldukça yüksek. Fakat o zamana kadar, otomobil sektöründe kullanılan otonom teknolojileri yapay zeka ile güçlerini birleştirerek hem alanlarında hem de insanların hayatında büyük bir gelişim sağlayabilir. Otonom teknolojileri ile yapay zekanın birleşiminden dünya birkaç şekilde yararlanabilir;
- Trafik kazalarının sayısında azalma
- Trafik yoğunluğunda azalma
- Sürücü ve yolcuların konforunun artması
- Çevre dostu ve sürdürülebilir yolculuklar
Trafik Kazalarının Sayısında Azalma
Amerika Ulusal Karayolu Trafiği Güvenliği İdaresi tarafından yapılan bir araştırmaya göre Amerika’da trafik kazalarının yaklaşık %93’ü, #TÜİK verilerine göre ise Türkiye’de trafik kazalarının yaklaşık %87’si sürücü hatasından kaynaklanıyor. Bu hatalar arasında ise, görüş bozuklukları, işitme bozuklukları, dikkat dağınıklığı, yüksek hız ve alkollü araç kullanımı yer alıyor. Yakın gelecekte tam otonom araçlar kullanıma açılabilir yani, sürücüsüz araçlar devreye girebilir. Bu sayede, yapay zekanın yolları öğrenmesi ve geliştirilen sensörler ile yoldaki engelleri ve yayaları tanıyarak; büyük oranda insan faktörünü ortadan kaldırarak, engellenmesi sağlanabilir.
Otonom araçlar sektörde 5 seviyede incelenmektedir. L0-L5 arası değişen seviyelerde L0 seviye araçlarda otonom unsurlar bulunmazken L5 seviye araçlarda araç kontrolü için insan girdisine mahal bırakmayacak şekilde, tamamen robotik tam otonom unsurlar bulunmaktadır. Günümüzde L5 seviye araçlar üzerine çalışmalar yapılsa da mevcut trafik karmaşıklığında sürüşe hazır olan bir çıktı henüz bulunmamaktadır. Şu an için L5 seviye tam otonom araçlar yerine L2+ araçlar kullanılıyor olsa da farklı otonomi seviyelerinde kullanılan benzer sensörler sayesinde yollarda bulunan, diğer araçlar ve yayalar saptanarak sürücünün kazalardan kaçınması yönünde trafik kazalarının sayısı azaltılmaktadır. Ayrıca, sürücünün dikkatinden kaçabilecek olası engelleri görmesi halinde arabayı otomatik olarak durduran acil frenleme sistemleri sayesinde yine olası kazalar önlenmiş olur. Benzer şekilde şerit takip sistemleri ile sürücünün şeridinden çıkması halinde uyarılması ile yine sürücüden kaynaklanan kazaların sayısında büyük oranda bir azalma sağlanabilir.
Trafik Yoğunluğunda Azalma
Trafik sıkışıklığı gelişmekte olan şehirlerde sıklıkla karşılaşılan bir sorun. Trafik yoğunluğuna neden olan birkaç faktör; şehirleşme ve nüfus yoğunluğu, belirli bölgelerde veya saatlerde oluşan yoğunluklar, sürücü davranışları, kaza ve arızalar olarak sıralanabilir. Bu unsurların hepsi maalesef otonom teknolojileri ile çözülemese de bu trafik yoğunluğunun azalmasına katkı sağlanamayacağı anlamına gelmez. Otonom araçlarda yapay zekanın kullanılması, bu araçların birbiri ile iletişim kurabilmesini ve yoğunluk olan bölgeleri saptayabilmesini sağlamaktadır. Bu sayede, yolculuk sırasında kalabalık olmayan yollar seçilerek trafik sıkışıklıkları azaltılabilir. Aynı zamanda, trafik kazalarının otonom teknolojileri ve yapay zeka ile önlenebilmesi de kaza sebepli sıkışıklıkların önüne geçecektir.
Sürücü ve Yolcuların Konforunun Artması
Yolculuklarda sürücünün olduğu kadar yolcunun konforu da oldukça önemlidir. Gerek otobüslerde gerek binek araçlarda yolcunun durumu ve davranışları sürücüyü büyük ölçüde etkileyerek yer yer kazalara neden olabilmektedir. Bu nedenle, hem yolcunun hem sürücünün konforunun yüksek seviyede olması oldukça önemlidir. Ayrıca, sürücünün yorgun olmaması, yorgunsa dinlenmesi, dikkatinin dağınık olmaması, stres altında olmaması ve alkol almamış olması da oldukça önemlidir. Sürücünün dalgınlık ve dikkat dağınıklığını saptayabilen, dikkatinin yolda olmadığını anlayabilen teknolojiler sayesinde sürücü uyarılarak dikkatini toplamaya veya gerekli ise mola vermeye zorlanır. Bu sayede, uykusuz veya dalgın olan sürücülerin kaza yapması, streslenmesi ve yanındaki yolcu veya yolcuları strese sokması da engellenmiş olur. Acil fren sistemleri, şerit takip sistemleri ve akıllı hız desteği ile aracın önlerine çıkan engeli sürücü görmese bile durması, sürücünün şeridinden çıkmaması ve hız sınırını aşmaması da sürücü ve yolcuların konforunu arttıran etkenlerdir. Bu alana yönelik olarak GSR (Genel Güvenlik Yönetmeliği) kapsamında DDAW (Sürücü Uyuklama ve Dikkat Uyarı Sistemi) ve ADDW (Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarı Sistemi) olarak iki ayrı sistemi kapsayan iki regülasyon bulunmaktadır. Bu regülasyonlardan DDAW, sürücünün sürüş esnasındaki odağını ve uyanıklığını sürücü yüzü ve direksiyon kullanımı analizi ile ölçerek gerektiğinde sürücüyü uyaran sistemlerdir. Benzer şekilde, ADDW de sürücünün sürüş esnasındaki odağını sürücü bakış açısını analiz ederek gerektiğinde sürücüyü uyaran sistemlerdir. Mobilitas Teknoloji olarak biz de bu iki sisteme yönelik olarak Ar-Ge faaliyetlerimizi yürütmekteyiz.
Çevre Dostu ve Sürdürülebilir Yolculuklar
otonom teknoloji ve yapay zekanın mükemmel birleşiminden yararlanabilir. Otomobil sektöründe yapay zekanın öğrendiği sürüş davranışları ile genel yakıt tasarrufu ve enerji tasarruflu hızlanma sağlanabilir. Ayrıca, yapay zeka ile otonom teknolojisinin birleşimi ile daha kısa yol haritaları çıkarılarak yolculuk kısaltılabilir. Bu sayede, zararlı gazların çevreye salınımı azaltılarak çevre dostu ve sürdürülebilir yolculuklar sağlanabilir.
Bir görevi tamamlamayı veya ortaya bir ürün çıkarmayı amaçlayan otonom teknolojileri ile karmaşık görevleri insan zekasının yardımıyla çözebilecek sistemler kurmayı amaçlayan yapay zekanın güçlerini birleştirmesi ile otomobil sektörüne yeni bir soluk getirmektedir. Bu iki gücün birleşimi; trafik kazalarının azalmasını, trafik yoğunluğunun azalmasını, sürücü ve yolcuların konforunun artmasını ve çevre dostu yolculukların yapılmasını sağlayabilir.