Otonom Teknolojiler ve Güvenlik

Otonom kelimesi bağımsız olma halini anlatırken, otonom teknolojisi araçların yazılım ve/veya yapay zeka yardımıyla kullanıcısız belirli işlevleri gerçekleştirmesi olarak tanımlanır. Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi birtakım otonom unsurların artmasına ve kullanıcıların otonom teknolojisine alışmasına imkan sağlamıştır. Buna rağmen, insanlar hala teknolojiye tam olarak güvenmekte zorluk yaşayabilmektedir. Fakat bu insanlık tarihi boyunca tekerleğin icadından günümüze kadar üretilmiş her yenilikte karşılaşılan bir durum olmuştur. Örneğin, cep telefonları yaygınlaşmaya başladığı dönemde kimisi bu teknolojiyi desteklerken kimisi de bunun bir ‘saçmalık’ olduğunu ve insan ilişkilerini olumsuz anlamda etkileyeceğine inanmıştır. Fakat şu anda gencinden yaşlısına hemen hemen herkes cep telefonu kullanmaktadır.

Otonom teknolojisi ile çalışan araçların geleneksel araçlardan daha güvenli olması hedeflenirken, henüz piyasaya tam otonom araçların sürülmemesi, ve dolayısıyla insanların bu teknolojiye henüz alışamamış olması bu konuda endişe yaşanmasına neden olmaktadır. Fakat belirtildiği üzere, teknolojiye karşı bu endişe hep olmuştur ve geçicidir.

Mobilitas Teknoloji olarak hem otonom teknolojilerin güvenliği nasıl arttırabileceğine hem de nasıl güvenlik sorunlarına neden olabileceğine değinen bir yazı hazırladık.

Otonom Teknolojilerinin Araçlarda Kullanımı

Akıllı evlerden insansız hava araçlarına kadar birçok farklı alanda otonom teknolojileri kullanılmaktadır. Fakat bizler, bu yazıda otonom teknolojilerinin araçlarda kullanım alanlarına odaklanacağız.

  • Otonom Otomobiller: Otonom otomobiller, sürücüsüz olarak hareket edebilen ve yolculuk sırasında çevresini algılayarak kararlar verebilen araçlardır. Bu araçlar, radarlar, kameralar, lidar, GNSS ve IMU gibi çeşitli sensörler kullanarak çevrelerini algılar, mevcut konumlarını kestirir ve yol koşullarına göre uyum sağlar. Otonom araçlar L0, L1, L2, L3, L4 ve L5 olarak 6 seviyede incelenmektedir. Şu anda piyasada L2+ araçlar ticari olarak yer alırken yakın gelecekte L5 (tam otonom) araçların piyasaya sürülmesi hedefiyle geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Bununla birlikte ADAS ürünleri tam otonomiye geçiş noktasında ara çözüm olarak trafikte can güvenliğini artırmak adına sunulmaktadır.
  • Otonom Kamyonlar: Otonom kamyonlar, özellikle uzun mesafe taşımacılığında ve lojistik sektöründe devrim yaratmaktadır. Bu kamyonlar, yük taşımacılığında insan hatasını minimize ederek operasyonel verimliliği arttırmayı amaçlar.
  • Otonom Uçaklar: Otonom uçaklar, özellikle havacılık sektöründe yolcu ve kargo taşımacılığında kullanılmak üzere geliştirilmektedir. Bu uçaklar, pilot müdahalesine gerek kalmadan kalkış, uçuş ve iniş işlemlerini gerçekleştirebilir.
  • Drone’lar: Drone’lar, insansız hava araçları olarak bilinir ve birçok alanda kullanılmaktadır. Ticari, askeri ve hobi amaçlı kullanılan drone’lar, otonom navigasyon sistemleri sayesinde belirli görevleri insan müdahalesi olmadan yerine getirebilir.
  • Otonom Gemi ve Denizaltılar: Otonom gemiler, deniz taşımacılığında önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Bu gemiler, uzun mesafeli yolculuklarda insan mürettebatına duyulan ihtiyacı azaltarak maliyetleri düşürür ve operasyonel verimliliği artırır.

Otonom Teknolojiler Araç Güvenliğini Nasıl Arttırır?

Yapılan araştırmalar trafik kazalarının büyük bir kısmının sürücü hatası olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, otonom araçlar ile -özellikle L5 seviye tam otonom araçlar ile- sürücü etkeninin ortadan kaldırılarak kazaların azaltılması hedeflenmektedir.  Ayrıca, tam otonom olmayan araçlarda da  Acil Fren Sistemi, Kör Nokta Bilgi Sistemi, Sürücü Dalgınlık ve Dikkat Uyarısı Sistemi gibi ADAS sistemleri sayesinde kazaların önlenmesi hedeflenmektedir. Bu hedef, Avrupa Komisyonu tarafından benimsenen Vision Zero’yu yani 2050’ye kadar yollarda kazaların ve ciddi yaralanmalarının sıfırlanması amacını destekler. Sürücünün göremediği engelleri fark eden, sürücünün dikkat eksikliği yaşadığı veya uykulu olduğu durumlarda sürücüyü uyaran ADAS ekipmanları kaza oranlarını azaltmaktadır. Mobilitas Teknoloji’nin sunduğu ADAS çözümleri aşağıda listelenmiştir.

Akıllı Hız Desteği

Akıllı Hız Desteği Sistemi (ISA) Avrupa Birliği bünyesinde bulunan ülkelerde Temmuz 2024 itibarıyla bulunması zorunlu olan bir sistemdir. Akıllı Hız Desteği kamera, dijital haritalar ve GNSS konum bilgisi ile aracın bulunduğu karayolunun azami hız limit bilgisini tespit eder. Bu sayede sürücünün hız limitini aşması durumunda sürücüye sesli ve görsel uyarı vererek hızını düşürmesini amaçlar.

Kör Nokta Bilgi Sistemi

Kör nokta bilgi sistemi özellikle uzun mesafe taşımacılığında ve lojistikte kullanılan kamyonlar ve tırlar için olmazsa olmazdır. Bu sistem RADAR ve/veya optik sistemler yardımıyla araçlarda şoförlerin göremediği kör noktaları gözetler ve olası bir çarpışma durumunu analiz ederek sürücüyü uyarır.  Kör Nokta Bilgi Sistemleri, iki ayrı sistem kullanarak çalışır; BSIS (Blind Spot Information System) ve MOIS (Moving Off Information System). Bu sistemlerden ilki, sürücünün şerit değiştireceği veya sağa döneceği anlarda göremediği noktaları saptar ve sürücüyü uyarır. İkincisi ise seyir halindeki aracın önünde bulunan yaya, bisiklet vb unsurları algılayan ve olası bir çarpışma durumunda sürücüyü uyaran veya aracı otomatik olarak durdur.

Sürücü Uyuklama ve Dikkat Uyarısı Sistemi

Sürücü Uyuklama Ve Dikkat Uyarısı Sistemi (DDAW) Genel Güvenlik yönetmeliği (GSR) kapsamında yeni araçlarda bulunması zorunlu hale gelen sistemlerden birisidir. Bu sistem araç kabini içerisine sürücüyü görecek şekilde yerleştirilen kameradan alınan veriler ile sürücünün yüzünün analiz edilmesi ile sürücünün Karolinska uyuklama seviyesini tespit etmeyi amaçlar. Sürücünün uyuklama seviyesinin yüksek çıkması durumunda sürücüye sesli ve/veya görsel uyarılar verilerek sürücünün mola vermesi amaçlanır.

Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarısı Sistemi

Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarı Sistemi (ADDW) Sürücü Uyuklama ve Dikkat Uyarısı Sistemi ile benzer bir şekilde çalışmaktadır. Yine araç kabini içerisine yerleştirilen kamera ile sürücünün trafiğe ilgisi ölçülür. Sürücünün trafik ile ilgili olmayan bölgelere belirli bir süre görsel ilgisinin tespit edilmesi durumunda, sürücüye işitsel/görsel/ haptik uyarılardan biri veya birkaçı ile sürücü uyarılır. Bu sayede sürücünün tekrar yola odaklanması veya gerekliyse mola verilmesi sağlanır.

Şerit Takip Sistemi

Şerit Takip Sistemi aracın önünü görecek şekilde yerleştirilen kameradan alınan veriler ile aracın seyrettiği şeritteki konumu saptanır. Bu veriler sayesinde “Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi” gibi pasif özellikler geliştirilebileceği gibi, “Acil Durumda Şerit Koruma Sistemi”, “Otomatik Şerit Takibi” ve “Otomatik Şerit Değiştirme” gibi aktif ADAS (Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri) özellikleri bu teknoloji temelinde geliştirilebilir.

Otonom Araçlarda Muhtemel Güvenlik Riskleri

Otonom araçların geleneksel araçlardan daha güvenli olması amaçlanırken insanoğlunun yenilikten korkma içgüdüsü  kafalarda güvenlik ile ilgili soru işaretleri oluşturabiliyor. En çok endişelenilen olası güvenlik riskleri;

  • Sürücüler, araçların otonom yeteneklerine aşırı güvenebilir, bu da potansiyel tehlikeli senaryolarda gecikmiş tepkilere yol açabilir.
  • Araçların siber güvenlik riskleri vardır, bu da çalınan araçlar, mülk ve kişisel bilgilerle sonuçlanabilir ve hatta terör eylemlerinde kullanılabilir.
  • Beklenmedik yazılım sistemi arızaları, diğer yol kullanıcılarını içeren kazalara neden olabilir.

Bu olası durumlardan endişelenilmesi ağırlıklı olarak teknolojiye tamamen güvenmekte zorlanmamızdan kaynaklanmaktadır. Bu korku yıllardır süregelen bir korku olmakla beraber insanların korktukları teknolojiyi benimsemesi ile kısa sürede geçmektedir. Üretilen her yeni ürün insanoğlunu korkutmuştur. İnsanlar ilk icat edildiğinde telefonlardan, bilgisayarlardan ve arabalardan korkmuştur. Fakat şu an bu üç icat da zamanla insanlara korkularının yersiz olduğunu kanıtlamıştır ve günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Benzer bir şekilde otonom araçların yaygınlaşması ile hem firmalar olası problemler için güvenlik önlemleri alacak hem de insanlar gitgide bu teknolojiyi de benimseyecektir.

Kısacası, otonom araçlar ilk bakışta göz korkutucu gelse de temelde insan faktörünü ortadan kaldırarak daha güvenli bir ortam sunmayı amaçlar. Bu nedenle, geleneksel araçlardan çok daha güvenli ve çevre dostu olan bu araçların kullanımının yaygınlaşması hem dünya hem de insanoğlu için muhteşem bir dönemin başlamasına neden olacaktır.